Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - dosya / Hazırlayan: Kübra Özavcıl

Alışılagelmişliğin dışında dünyanın en lezzetli müzeleri

 

Müzeler, sanat eserleriyle özdeşleşmiş olsa da dünyanın birçok yerinde bulunan lezzet müzeleri bu algıyı kırıyor. Ziyaretçilere görsel bir şölen yaşatan bu farklı müzeler, özgün tarzı ile misafirlerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Lezzet severlerin radarına takılan yiyecek müzeleri Asya’dan Avrupa’ya birçok ülkede bulunuyor. Özgün lezzetleri ve atmosferiyle fark yaratan dünya çapından birçok lezzet müzesini sizler için derledik.

Patates kızartması Belçika’da Frietmuseum ile anlam kazanıyor
Dünya çapında yer alan farklı müzelerden biri olan Frietmuseum oldukça dikkat çekici. Fransızlara ait olduğu iddia edilen parmak patates kızartmasının dünyadaki tek müzesinin Belçika’da olması oldukça şaşırtıcı. Cedric ve Eddy Van Belle, derin bir tutku besledikleri patates kızartmasını ölümsüzleştirmek adına bu sıra dışı müzeyi kuruyorlar. Şüphesiz çoğu insanın asla hayır diyemediği bir lezzet olan patates kızartmasının cezbediciliğini gözler önüne seren bu müze, her yıl binlerce insanı ağırlıyor. Yalnızca patates kızartmalarından ibaret olmayan Friermuseum, ilk olarak 10 bin yıl önce Peru’da keşfedilen patateslerle ilgili kurduğu platformla da patatese doğru tarihi bir seyahat sunuyor.



Amsterdam’da bulunan Peynir Müzesi ile lezzet yolculuğu
Peynir, lezzeti ile birçok yemeğin tamamlayıcısı denilebilir. Öyle ki böyle etkili bir lezzetin müzesinin olması şaşırtıcı değil. Amsterdam Peynir Müzesi, peynir tadımı sunmasının yanı sıra misafirlerine peynirin yapım tarihini yeniden keşfetme fırsatı veriyor. Amsterdam Peynir Müzesi’nde Hollanda’ya özgü eşsiz lezzetlerin hazzı doyasıya yaşanıyor. Aynı zamanda müzede eğlenceli etkinlikler de mevcut. Dünyanın en iyi peynir dilimleyicisinin etkileyici şovlarına şahit olmanın yanı sıra geleneksel Hollanda peyniri çiftçisi gibi giyinerek müzede eğlenceli vakit geçirmek mümkün. Amsterdam Peynir Müzesi’nin ardındaki felsefeye keyifli bir keşif için de lezzet severlerini bekliyor.



Köln’ün çikolata üssü Chocolate Museum Cologne
Ren nehrinin kıyısında bulunan fütüristik binası ile oldukça dikkat çeken Chocolate Museum Cologne, lezzet müzeleri arasında en cezbedici durak olabilir. Öyle ki çoğu insanın karşı koyamadığı seratonin kaynağı çikolataya dair her şeyin bu müzede olması, lezzet severleri bir kez daha büyülüyor. Çikolata üretimini yakından takip etme fırsatının yanı sıra çikolatanın tarihine de keyifli bir yolculuğa çıkmak mümkün. Cam ve metalden yapılmış lezzetli bir gemi edasıyla misafirlerini ağırlayan müze, Maya ve Aztekler gibi eski Amerikan kültürlerinden başlayarak Barok çağa ve sanayileşmeye kadar uzanan 4 bin metrekarelik kültür ve çikolata tarihi ile misafirlerine fantastik ve bir o kadar unutulmaz bir yolculuk sunuyor.



Yokohama’da geleneksel lezzet noodle müzesi
Momofuku Ando’nun yaratıcılığı ve girişimci ruhuyla oluşan Cupnoodle Müzesi, yemek kültürüne yaratıcılığı somutlaştırıyor. Cupnoodles Müzesi ile yaratıcı düşünce kavramı inşa edilerek fark yaratıyor. Noodle’a kazandırılan yaratıcılık temelinde tasarlanan lezzet müzesi, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Japonya’nın Yokohama şehrinde bulunan müze ile bambaşka bir deneyime çıkmaya hazırlıklı olun. Her ne kadar bir Noodle müzesi olarak görünse de aslında müzede bambaşka bir dünya var. Momofuku müzesinde misafirlerine buluşların sevincini, keşfini, gıdaların insan varlığındaki önemini, hayal kurmanın ve yaratıcı düşünmenin hazzını doyasıya yaşatıyor. Cupnoodle’da noodle’a eşlik eden varoluşçuluk seyahati misafirlerini derinden etkiliyor.



Yunanistan’daki zeytinyağı müzesi ile bambaşka bir boyut
Zeytin ve zeytinyağı üreticiliği ile önemli bir gelir kaynağı elde edilen ülkeler, bu nimetlere sahip çıkmaya oldukça kararlı. Bu konuda önemli adım atan Yunanistan ise zeytinyağı müzesi Museum of Olive Oil Production ile oldukça dikkat çekiyor. Bu müze, özellikle Yunanistan’ın zeytinyağı endüstrisinin ve makinelerin piyasaya sürülmesiyle nasıl geliştiğine odaklanıyor ve gerçekten bilinenden bambaşka bir boyuta çıkarıyor. Güzel bir taş binanın içinde yer alan müze, ziyaretçilerin zeytin ağaçlarının toplu olarak yetiştirilmesinden zeytin posasının üretimine ve en önemlisi de zeytinyağı üretim sürecine kadar birçok konuyu misafirlerine aktarıyor. Bu eğitici ve keyif dolu lezzet keşfi Museum of Olive Oil Production’da ziyaretçilerini bekliyor.



Kanada’nın patates müzesi ile tarihi bir lezzet yolculuğu
Kanada’nın Prens Edward adasında bulunan Kanadalı patates müzesi, aslında içerisinde büyük bir tarih barındırıyor. Bu müze hikâyeleri ve tarihi ile ünlü olan Prens Edward Adası’nı ziyaret etmek için yeterli bir sebep. Kanadalı patates müzesi kurucuları, aslında müze içerisine sadece lezzet değil bir tarih de sığdırıyor. Müzenin öne çıkan özelliği ise dünyanın en büyük patates tarım makinelerinin yanı sıra dünyanın en büyük patates heykellerine de ev sahipliği yapıyor olması. Patatese dair her konunun ele alındığı bu müze tarihi bir adada, tarih ve lezzet dolu bir keşif sunuyor misafirlerine. Elbette müze içerisine konumlandırılmış Tater Kitchen ile mola verme fırsatını bulunuyor. Müzenin imzası ise müzenin dışındaki devasa boyuttaki patates heykeli…


Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.