Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - etkinlik

Global Gastroekonomi Zirvesi için geri sayım başladı!

Türk mutfağında tadilat var! Gastronomide marka olan ülkeler bilgi ve deneyimlerini Türkiye ile paylaşacak.

Gastronomi, 2020’lerin dünyasında büyük bir ekonomik güce dönüşeceğinin sinyallerini verirken, adını ve tadını hiç bilmediğimiz küresel lezzetler restoran ve marketlere hızla girerken, yaratıcı ekonomide ön plana çıkan ülkeler dünya gastronomi haritasında yerlerini alıp markalaşırken Türk gastronomisi de atağa geçti. Bu amaçla ilk büyük adımı Türkiye Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği “TURYİD” attı. TURYİD 29 Mart’ta, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gastronominin bir “endüstri” olarak doğacağı ilk zirve olma özelliği taşıyan görkemli bir organizasyon düzenleyecek. Ekonomi Bakanlığı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin desteklediği zirvede “uluslararası markalaşma ve ekonomik büyümenin sırları” açıklanacak.
 
“Bizim gastronomi hikayemiz 29 Mart’ta yazılacak”
TURYİD’in hedefi gastronomiyi bir ekonomik büyüme modeli olarak Türkiye gündemine taşımak. Gastronominin günümüzde, iç ve dış turizmin katma değeri yüksek çeşitlenmesini; ülke mutfağının gıda ürünlerinin katma değeri yüksek ihraç ürünlerine dönüşmesini; şehirlerin markalaşmasını ve gastro diplomasi olanaklarının doğmasını sağlayan bir sektöre dönüştüğünü belirten TURYİD Başkanı Kaya Demirer, sektörün aynı zamanda global ekonomik kriz için de bir “panzehir” olacağına dikkat çekti. Demirer, “Bizim gastronomi hikayemiz 29 Mart’ta yazılacak” dedi ve şöyle devam etti: “Bu zirve, gastronominin potansiyelini kendi ülkelerinde görüp değerlendirenlerin; kamu-özel sektör işbirliğini gerçekleştirenlerin, yoktan var edenlerin, olanı globalleştirenlerin, araştırma-geliştirme ve eğitimi gastronomi alanına çekenlerin, yatırımcıları sektöre getirmeyi başaranların, sıradan sanılanı yıldızlaştıranların, dikkat çekmeyen gelenekleri hayret verici kılanların ve yaratıcılığı gastronominin kalbine koyanların kendi hikayelerini anlatacağı bir zirve olacak. Bizler de böylece fark edemediklerimizi fark edecek, güç bulup güç verecek, gastronomi sektörümüze hakkını teslim edecek ve olması gereken noktaya yükselteceğiz.”

Manchester bazlı Cultura Danışmanlık şirketinin içerik ve uluslararası ilişkiler danışmanlığını yaptığı Global Gastroekonomi Zirvesi, Türkiye’nin bu alanda hak ettiği yeri almasını sağlarken, kültürel özgünlüğünü ve çeşitliliğini de koruyarak sektör dinamiklerini gerçek bir sanayi olma doğrultusunda harekete geçirecek.  Zirve ile ilgili geniş çaplı bir rapor da hazırlanacak. Raporun kesinlik kazanmamakla birlikte McKinsey&Company İstanbul veya başka bir danışmanlık firması tarafından ele alınacağı belirtiliyor.
 
Ülkelerinin geleneklerini devleştiren dehalar Türkiye’de
Zirveye Güney Kore, Japonya, Peru, Danimarka ve İspanya başta olmak üzere markalaşmış ülkelerin gastronomi ekonomisinin lider isimleri katılacak. Amaçlarından birinin, gastronominin tıpkı marka ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de kaynak yaratan yaratıcı bir endüstriye dönüşmesini sağlamak olan zirvenin katılımcısı UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı) Marisa Henderson, Chief of the Creative Economy Programmer. Kültüre dayalı sektörler için “yaratıcı endüstri” kavramı ilk kez UNCTAD tarafından gündeme getirilmişti.
Zirvenin diğer konuşmacıları ise:

  • Kâr amacı gütmeyen ve Danimarka başta olmak üzere Kuzey Ülkeleri gastronomisini tanıtmak ve geliştirmek üzere kurulmuş FOOD’un direktörü Pelle Øby Andersen.
  •  Promperu’nun imaj ve iletişim direktörü Isabella Falco.
  • ABD’de gastronomi, şarap ve sağlık turizmi merkezi olan Napa Vadisi’ni geliştirmek üzere kurulmuş Visit Napa Valley’in başkanı ve CEO’su Clay Gregory.
  • Bask bölgesi danışmanı Tangible Consulting Direktörü-Ortağı Iñaki Gaztelumendi.
  • Londra merkezli olup dünyada birçok noktaya yayılan Hakkasan, Wagamama , Yauatcha, Babji Pide gibi farklı konseptlerden birçok restoranın kurucusu, en son Türk Mutfağı temsilcisi pide restoranı Yamabahçe’nin kurucusu  Alan Yau.
  • Gastronomi de dahil olmak üzere farklı sektörlerden firmalara kaynak yaratma, proje ve finans konularında danışmanlık hizmeti veren kuruluş Aldersgate Partners’in ortağı Sebastian Nokes.
  • İspanya’daki Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile ilgili ilk resmi diploma veren Gastronomi Okulu kurucusu Joxe Maria Aizega.
  • Le Cordon Bleu Japonya Temsilci Direktörü ve Le Cordon Bleu Kore Genel Müdürü Ilyoung Hong.
  • 2017 yılında Tarım Bakanlığı’nın yürüttüğü “Tarım ve Gıda Etiği” proje danışmanı FEC (Food Ethical Council-UK) üyesi Geoff Tansey.
  • Güney Kore mutfağının uluslararası markalaşmasını sağlayan ve kimchi’yi global ürüne dönüştüren Dünya Kimchi Enstitüsü Başkanı Jaeho Ha.
  • İstanbul Yiyecek İçecek Grubu bünyesindeki 19 başarılı işletmenin şefi ve ortağı olmasının yanı sıra İstanbul’un çağdaş lokantacılığını başlatan kişi olarak tanınan ve restoranı Mikla ile dünyanın en iyi 100 restoranı arasında gösterilen Mehmet Gürs.
 
Dünyadan “lezzetli” başarı öyküleri
 
Alan Yau
Türk pidesiyle Kraliçe’den ödül alan Hong Konglu
Londra’dan tüm dünyaya yayılan Hakkasan, Wagamama, Yauatcha, Babji Pide gibi farklı konseptte restoranlar kuran ve son projesi Yamabahçe ile Batı’yı kendine hayran bırakan Alan Yau ödüllü bir restorancı. Yau, İngiltere’de gastronomi sektörüne yaptığı katkılardan dolayı İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından Britanya İmparatorluk Nişanı (OBE) aldı.
Hong Kong doğumlu, 56 yaşındaki Yau’nun yemek tutkusu, babasının kendisine çok küçükken tadımlar yaptırmasıyla başladı. Yau aileden gelme gelişmiş damak zevkine sahip olmasına rağmen hiçbir zaman şef olmayı düşünmedi. Bir röportajında kendisine yöneltilen bu konudaki bir soruya, “Ben bir profesyonel gibi yemek yapmam ama fikirleri formüle eder, aklımdaki yemeklerin her birini gerçekleştirmesi için iyi şeflerle çalışırım” yanıtını verdi. Uzakdoğu mutfağına olduğu kadar eşinin (Jale Erentok) Türk olması nedeniyle Türk mutfağına da özel bir ilgi duyan Yau, her bir restoranında ergonomik ve teknolojik fikirler üreterek fark yarattı.
 
 
Ilyong Hong ve Dr. Jaeho Ha
Kimchi turşusunun kokusunu giderip Fransız yemekleriyle buluşturdular
Le Cordon Bleu Japonya Temsilci Direktörü ve Le Cordon Bleu Kore Genel Müdürü Ilyoung Hong, Uzakdoğu’nun, uluslararası alanda mutfak kavramından gastronomi kavramına sıçraması politikalarını yürüten bir lider. Hong, Kore Tarım Bakanlığı ile Çin lahanasından yapılan kimchi turşusunun dünya ölçeğinde tanıtımının yapılmasında fiilen çalıştı. Yine aynı doğrultuda yayınlanan “Kimchi” kitabında kimchi turşusunun Fransız mutfağına nasıl uyum sağlayabileceğini anlattı. Bu çalışmasıyla 2013 yılında, Fransız Tarım ve Balıkçılık Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü. 
WIKIM, Dünya Kimchi Enstitüsü Başkanı Dr. Jaeho Ha ise kimchi üzerinde lezzet ve koku araştırmalarıyla kimchi’yi bir halk çeşnisi olmaktan çıkararak gastronomi değeri yüksek bir global ürüne dönüştürdü. Ha’nın liderliğindeki kimchi araştırmaları bugün de sürüyor.
 
Isabella Falco
Dünyayı Peru’ya aşık etti
Son 20 yılda gastronomide bir mucizeyi başaran Peru’nun imaj ve iletişim direktörü Isabella Falco, Peru’nun başta gastronomi olmak üzere, dış ticaret, turizm, sanat ve spor alanlarındaki gelişimine öncü oldu. Duygusal kampanyalarla dikkatleri Peru’ya çeken Falco, Peru’yu zengin besin çeşitliliği nedeniyle “dünyanın kileri” olarak tanımlıyor; dünyanın en iyi 50 restoranı listesine Peru restoranlarının girme başarısının bir tesadüf değil, çalışmaların ve politikaların sonucu olduğuna dikkat çekiyor.
Isabella Falco, “Gastronomide tamamen ulusal olup 20 yıl gibi bir sürede küresel erişime sahip olma başarısını gösteren tek ülke Peru’dur” diyor. Falco ceviche adlı yemeklerinin Peru mutfağının küreselleşmesine katkısını da şöyle açıklıyor, “Biz aslında ceviche’yi dünyaya sadece ‘en sevdiğimiz ulusal yemeğimiz’ diye tanıttık. Güzel bir geri dönüş aldık. Fransa, ABD, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti ve İspanya’da uluslararası bir restoranın mönüsünde ceviche’yi gördüğümüzde, stratejimizin işe yaradığını anlıyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor.”
 
Pelle Øby Andersen
Danimarkalı şefleri göreve çağırdı: “Haydi tencereleri kaynatalım ve zirveye çıkalım”
Danimarka ve Kuzey Ülkeleri gastronomisini tanıtıp geliştirmek üzere kurulmuş FOOD’un direktörü Pelle Øby Andersen, Danimarka’yı, Avrupa’da Fransız ve İtalyan mutfakları ile yarışır duruma getirerek Kuzey Avrupa mutfağı kavramını geliştirdi. Andersen, ülkesinin tanıtımını etkinlik ve programlara dünya medyası başta olmak üzere, şefler, yazarlar, koleksiyoncular, kanaat önderleri ve profesyonelleri davet ederek yaptı. Ekoloji, yeni kaliteli ürünler, farklı hammaddelerden özel temalar yaratmak gibi kavramlar üzerine çalışan Andersen, halen ülke dışında görünür olmanın ve gastronomiyi Danimarka’nın daima gündeminde tutmanın yollarını araştırıyor. Gerek yazılarında gerekse medyaya verdiği röportajlarda Danimarka gastronomisini ön planda tutan ve motive edici mesajlar veriyor. Andersen bir söyleşisinde, Danimarkalı restorancılara seslenerek, “Haydi tencereleri kaynatalım ve zirveye çıkalım” demişti.
 
Clay Gregory
Napa Vadisi başkanının dilinden Kuzey Kaliforniya şarap efsanesi
Clay Gregory, dünyada gastronomi, şarap, sanat ve sağlık merkezi olarak bilinen Kaliforniya’nın ünlü Napa Vadisi’nin yönetim lideri... Napa’yı koruma, tanıtma ve bir Kuzey Amerika efsanesi olarak marka değerini yükseltme amacını taşıyan, Gregory’nin başkanı olduğu Visit Napa Valley bölgeyi yılların çabasının bir sonucu olarak dünyanın en popüler şarap bölgelerinden biri haline getirdi.
Bölge, ziyaretçilerini özel şarap tadımları, zeytinlikleri, mahzenleri ve mağara turlarıyla cezbediyor. Napa Vadisi’ndeki şarap imalathanelerinin yaklaşık yüzde 95’i ailelerin mülkiyetinde ve onlar tarafından işletiliyor. Bu da her bir ziyaretçiye farklı geleneklerle konaklama olanağı sağlıyor; benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Yeme içme, eğlence, müzik, sanat, gezi ve hatta kısa bir süreliğine mutfağa girme gibi her bir yaşantı “şık paketlerle” ziyaretçilere sunuluyor.
 
Joxe Maria Aizega
Bask bölgesinde yıldız şefler yetiştiren lider
Basque Culinary Center; Gastronomi Bilimleri Fakültesi ile Yemek ve Gastronomi Araştırma ve Yenilik Merkezi’ni entegre eden ve İspanya’daki Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile ilgili ilk resmi diploma veren gastronomi okulu... Joxe Maria Aizega bu merkezin kurucusu ve öncüsü. Bugün Bask bölgesinin kalkınmasında gastronomiyi turizmin odağına yerleştirme başarısı göstermiş, Avrupa Birliği’nde örnek olmuş merkez, Bask’ın dünya gastronomisinde yerini sağlamlaştırmasına öncülük ediyor. Aizega’nın çalışmalarının yanında, bölgedeki restoranların Michelin yıldızı almak için yürüttüğü rekabet de San Sebastian başta olmak üzere birçok şehrin marka değerini artırıyor. Bir Michelin yıldızı cenneti olarak tanınan Bask bölgesi gastronomide mükemmelliğin peşinden koşuyor. 40 yıl boyunca silahların susmadığı bölgeden çıkan ve Miro, Dali, Picasso gibi ünlü İspanyol ressamların tablolarını andıran sanatsal tabaklar sadece görsellikleriyle değil, lezzetleriyle de turistleri etkiliyor.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.