Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 04.10.2017 10:37:49

Kokusuyla büyüleyen lezzet: Kömbe

Çeşit çeşit baharatın harmanlanan kokusuyla tüm Antakya’yı ve çevresini büyüleyen bir lezzet kömbe. Geçmişten bugüne her evde yapılan geleneksel kurabiye artık Antakyalı Gıda’nın hijyenik paketlerinde Türkiye’nin dört bir yanında kömbe severlerle ve yeni lezzet arayışında olanlarla buluşuyor.

Kömbe, Antakya’nın geleneksel lezzetlerinden biri. Geçmişte sadece Ramazan aylarında yapılan bu özel lezzet Antakyalı Girişimci Erol İğde’nin geliştirdiği ambalaj fikri ile Türkiye’nin dört bir yanına yayılmaya başladı. Yaklaşık 8 ay önce kurduğu şirketi Antakyalı Gıda ile başta kömbe olmak üzere Antakya lezzetlerini Türkiye ve dünyaya tanıtmayı amaçlayan İğde, kömbenin geçmişten bugüne süre gelen yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Hatay’da Ramazan’ın 15’inden sonra hemen hemen her evde Ramazan sonuna kadar kömbe yapılır. Hatay bölgesinde Antakya merkez olmak üzere Reyhanlı, Kırıkhan, Dörtyol, İskenderun, Yayladağı, Samandağ ve Kumlu gibi ilçelerde kömbe bilinir ve mutlaka yapılır. Ben 55 yaşındayım ve kömbeyi çocukluğumdan beri biliyorum. Annem 88 yaşında, o da annesinden görmüş. Hala her Ramazan sonu mutlaka yapar. Bayram öncesi her evde en az 15 kilo yapılırdı. Ve kömbelerin tamamı mahallelerdeki taş fırınlarda pişirilirdi. Hani Adana sokaklarında kebap kokusundan bahseder ya işte, Hatay’da da Ramazan’da kömbe kokusu yayılırdı her yere. Taa ki bayram bitene kadar…” 
 “Kömbenin içerisinde 11 çeşit baharat var” 
Kömbenin tadı baharatındadır. Eşsiz kokusunu içindeki tarçın, zencefil, karanfil, muskat, sakız, yenibahar, rezene, çörekotu, mahlep, vanillin, susam gibi baharatlara borçlu olduğunu söyleyen İğde, “Kömbe geçmişte tahta kalıplarda şekillendirilirdi. Bugün biz de aynı tahta kalıplarda şekillendiriyoruz. Dolayısıyla çok hızlı üretilen bir şey değil. Tamamen el yapımı ve geleneksel yöntemlerle üretim yaptığımızı belirtmeliyim. Biz annelerimizin tarifiyle yola çıktık. Ancak sonra eşimin çok küçük birkaç dokunuşu oldu. Yapım aşamasında birtakım farklı teknikler geliştirdi. Kullandığımız baharatı kendi formülümüzle standartlaştırdık. Her daim ihtiyacımız kadar baharatı kendimiz çekerek taze baharatlarla üretim yapıyoruz. Şimdilik günde 30 kilo üretim gerçekleştiriyoruz.” 
“Ürünümüzü çeşitlendireceğiz ve daha çok noktada olacağız” 
Çocukluğundan bu yana severek tükettiği kömbeyi ambalaja koyarak Türkiye’nin hatta dünyanın birçok noktasına yayma fikrinin ise birkaç yıl önce aklına geldiğini ifade eden İğde, bu süreci şöyle anlatıyor: “Denedik ve sonuç itibarıyla böyle bir ürün çıktı ortaya. Tadında Anadolu’nun 9 noktasında, Eataly’de ve İstanbul’da gurme marketlerde satılıyor. Cafe, otel, zincir market ve üst segmen noktalarda olmayı planlıyoruz. Şu an sadece İstanbul’dayız ancak havaalanı olarak İzmir, Ankara, Antalya gibi TAV ve BTA’nın olduğu tüm havaalanlarında varız.” İki ürün yaptıklarını ve bu ürünlerden birine “Mini”, bir diğerine de “Geleneksel” adını verdiklerini söyleyen İğde, “Mini”nin atıştırmalık olarak hazırlandığını belirtiyor. İğde’nin ifadelerine göre, iki ürün arasında sadece ufak bir fark bulunuyor, tat olarak ise aynılar. “Geleneksel”deki susam dışında. Minide ise hamurun içinde. O ufak fark ise “Mini”deki susamların kavrulmuş olarak hamurun içinde olması.
“Amacımız Antakya ve çevresindeki coğrafya için çalışmak” 
Antakyalı Gıda olarak önümüzdeki yıllarda mutlaka başka ürünler de üreteceklerini vurgulayan İğde, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Antakya’nın bilinen ama ulusalda ambalajlanarak satışa çıkmamış ürünlerini tespit edip zaman içerisinde piyasaya sürmek amacıyla işe başladık. İlerleyen dönemlerde insanları şaşırtacağız. Hedefimiz Antakya’ya özgü, az bilinen lezzetleri en iyi şekilde tüketiciye sunmak. Ayrıca sadece Türkiye pazarında değil yurt dışı pazarında da olmak istiyoruz.”

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.