İşte birbirinden özel lezzetleriyle dünyanın en iyi Uzak Doğu restoranları
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 19.02.2018 17:32:21

İşte birbirinden özel lezzetleriyle dünyanın en iyi Uzak Doğu restoranları

Farklı kültürlerin mutfakları aslında o toplumların yaşam tarzını yansıtıyor. Tıpkı Uzak Doğu gibi. Denge üzerine kurulu Uzak Doğu mutfağında süt ürünleri ve tatlıya yer verilmiyor. Yemeklerdeki uyum veya zıtlıklar, pişiriş tarzları ve sunum, Uzak Doğu mutfağı hakkında çok şey söylüyor. Uzak Doğu mutfağında kullanılan birçok teknik, aslında derin anlamlar içeriyor. İşte Uzak Doğu mutfağına dair en iyi örneklerin dünya üzerindeki adresleri…


Dünyaya yayılan bir ustalık: Nobu
Dünya çapında birçok şubesi bulunan Nobu, ilk şubesi 1987 yılında Los Angeles’da hizmet vermeye başlıyor. O günden bu yana en iyi Uzak Doğu restoranı olarak tercih edilen Nobu, şu anda dünya çapında 47 şubeye sahip. Nobu, başarılı şef Nobu Matsuhisa’ nın ustalığına ev sahipliği yapıyor. Restoranın sofistike iç mekânı, bulunduğu bölgenin tarzını geleneksel Japon tasarımıyla birleştiren bir zarafetle dekore ediliyor. Başarılı şef Nobu Matsuhisa Tokyo’daki suşi barlarından klasik eğitim alıyor ve yurtdışında Peru, Arjantin ve dünyada Japonya mutfağında yepyeni bir trend getirmek için yaptığı gezileri sürdürüyor. Özel reçeteler ile sunulan eşsiz lezzetler, dünya çapındaki müşterileri memnun etmeye devam ediyor.

    

Yenilikçi Satoyama tekniğinin sahibi: Narisawa
Tokyo’da yer alan Narisawa, yenilikçi tarzı ile fark yaratan şef Yoshihiro Narisawa’nın eşsiz lezzetlerine ev sahipliği yapıyor. 2003 yanından bu yana lezzetleri ile Japon mutfağının ilgililerinin vazgeçilmez adresi olarak hizmet veriyor. Narisawa’yı farklı kılan teknik olan Satoyama, lezzetlerin doğa ile el ele olarak oluşması gerektiğini savunan bir hareket. Yoshihiro Narisawa ise bu tekniği kendine has dokunuşlar ile yeniden yorumluyor. Menü daima çevreye ve mevsimlere sadık olarak seçiliyor. Dolayısıyla Narisawa’daki bir akşam yemeği adeta Japon kültürüne ve doğasına bir yolculuk niteliğinde. 

     

Yaratıcı lezzetlerin ev sahibi: Den
Tokyo’da yer alan Den, başarılı şef Zaiyu Hasegawa’nın mabedi olarak nitelendiriliyor. Hasegawa, Kaiseki yaratıcılığını Den ile misafirlerine sunuyor. Kaiseki, geleneksel bir Japon akşam yemeği olarak biliniyor. Terim aynı zamanda bu tür yemeklerin hazırlamasında kullanılan beceri ve tekniklerin olmasının yanı sıra Batı haute cuisine’nin karşılığı olarak kullanılıyor. Den, uluslararası mutfakların izlerinin yanı sıra Hasegawa’nın geleneksel Japon mutfağına dokunuşlarına da ev sahipliği yapıyor. Menü, mevsimlere göre değişiklik gösterse de daima kaliteli ve yaratıcı lezzetler içeriyor. Misafirlere ise kaliteli ürünleri içeren Hasegawa’nın dayanılmaz lezzetlerinin hazzını yaşamak kalıyor.     

     

Özel dokunuşlar ile farklılık yaratan mekân: Hakkasan
2001 yılında kapılarını açan Hakkasan, Syra Khan ve Alan Yau ortaklığı ile hayata geçiyor. Şu anda dünya çapında 11 şubesi bulunan Hakkasan, 2003 yılında bir Michelin yıldızına sahip oluyor. Açıldıktan iki yıl sonra büyük bir başarı yakalayan Hakkasan ailesi, şu anda dünyanın en iyi uzak doğu restoranlarından biri olarak dünya çapında hizmet veriyorum. Modern Çin yemeklerini yeniden yorumlayan Hakkasan, modern Kanton mutfağını farklı bir mutfak deneyimi olarak sunuyor. Başarılı şef Ho Chee Boon hazırladığı menü ile birleşen şık mekân, Hakkasan’ı farklı kılıyor. Dünyanın her yerinde aynı kaliteyi sunan Hakkasan, eşsiz bir yemek deneyimi yaşama imkânı sunuyor.

    

Zuma ile Japon mutfağına unutulmaz bir yolculuk
Dünya çapında 14 şubesi bulunan Zuma yolculuğu 2002 yılında Londra’da başlıyor. Başarılı şef Rainer Becker, Japonya’da görev aldığı sırada japon mutfağı ilgisini çekiyor. İşte tam da bu noktada Zuma yolculuğu başlıyor. Japon İzakaya mutfağının öncüsü olarak eşsiz lezzetleri dünya çapında her yere ulaştırmayı hedefleyen Becker, yarattığı markası ile dünyanın en iyi uzak doğu restoranları arasında adından söz ettiriyor. Manzara ve konumun ön planda olduğu Zuma şubelerinde, misafirler uzak doğu mutfağının hazzını doyasıya yaşıyor.

    


Kanton mutfak sanatının sırrı: Shang Palace
Avrupa’nın ilk Shang Palace restoranı 2011 yılında Paris’te açılıyor. 2012 yılında ise bir Michelin yıldızı almaya hak kazanan Shang Palace, farklı lezzetleriyle dikkat çeken Çin mutfağının en iyi örneklerini sunuyor. Kanton mutfağına bağlı kalan Shang Palace, otantik Çin lezzetlerini misafirlerine sunuyor. Kanton mutfağı Çin dışından gelen göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Güney bölgesinin mutfağı. Dünyada da Çin mutfağı olarak yediğimiz aslında bu Kanton mutfağının lezzetleri olarak biliniyor.  Yani 8 farklı yöresel mutfağın olduğu Çin’in daha uluslararası damak zevkine hitap eden bölümü Kanton mutfağı. Shang Palace’ın başarılı şefi Samuel Lee Sum Kanton mutfağı hakkında şu ifadeleri paylaşıyor, “Kanton mutfağı, ritmini mevsimden alıp doğaya derin saygısını sunar.”

    

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.