Türk mutfağına Aila’dan modern dokunuş
foodinlife.com.tr - haber / Eklenme Tarihi: 22.03.2019 10:44:45

Türk mutfağına Aila’dan modern dokunuş

Türk mutfağının lezzetlerini yenilikçi dokunuşlarla yeniden yorumlayarak sunan Aila, yenilenen kış menüsüyle adından söz ettiriyor. Bu özel tatları ve Aila’yı Mutfak Şefi Emre İnanır’dan dinledik.

Şık dekorasyonu, zengin mezeleri ve Türkçe müzik geceleriyle lezzet tutkunlarının uğrak noktası Aila, kış menüsüyle de misafirlerine unutulmaz bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Aila’nın mutfağı hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli deneyimler kazanan şef Emre İnanır’a emanet. “Türk mutfağının lezzet mirasını kusursuz hizmet ile şık bir ambiyansta buluşturmak için yola çıktı Aila” diyerek sözlerine başlayan şef, açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Yöresel, mevsiminde ve taze malzeme ile Türk mutfağını farklı dokunuş ve tekniklerle modern bir sunumla ortaya koyan bir vizyonumuz var. Baharat kütüphanemiz, hiçbir ürünü israf etmeden tekrar kullanıma sokmamızı sağlıyor. Ayrıca tamamen açık bir mutfağımız var. Doğu ile batının birleştiği, geleneksel ile modern mutfağın karmasından ortaya çıkan bir gökkuşağı diyebilirim. Modern sunumlar, Anadolumuzdan yani kendi bahçemizden gelen ürünlerle harmanlanıyor.”
 
“Menümüz imza lezzetlerden oluşuyor”
Menülerinin, kendine has ve seçkin ürünlerinden oluştuğunu, başka yerlerde bulunamayacak imza tabaklarla dolu olduğunu belirten İnanır, kış menüsü hakkında şu bilgileri paylaşıyor: “Kış menümüzden örnek vermek gerekirse, pancar, ıspanak kökü, yer elması gibi tam kış mevsimine ait malzemeleri bol bol kullanıyoruz. Konuklarımızın özellikle sevdiği bazı yemeklerimiz var. İlk aklıma gelenler; piraye, kaburgada pazı dolması, levrek ve kabak çiçeği, midyeli marul sarma, kuzu gerdaniyesi, kuzu yüreği ve reştiyye…”
 
“Yurt içinde çok iyi bir noktaya doğru gittiğimizi düşünüyorum”
Gastronominin okullarda da kendine yer bulması ve bu alana yönelik kursların artmasıyla birlikte şefliğin popüler bir meslek olarak görüldüğüne değinen şef, Türk gastronomisini şöyle değerlendiriyor: “Gençlerin bu alana ilgisi de güzel. Ancak yurtdışında hala olmamız gereken noktada değiliz. Yıllardır Türk mutfağının kebap ve rakıdan oluştuğunu düşünen Batı insanı, Türk mutfağına hak ettiği değeri vermiyor, tabii burada onları kabahatli bulmak mümkün değil. Şeflerimizin tutucu davranması, açılımlara ve bilgi paylaşımına kapalı davranması, servis personelinden rehberlere kadar tüm ilgili meslek dalları ve sektörlerin kolaycılığı, yeniliklere açık olmayışı bu noktada kalmamızın nedeni diye düşünüyorum. Ama umutsuz değilim; bundan on yıl sonra Londra’da bir İngiliz ile Türk mutfağı hakkında konuşurken sadece “Turkish raki, kebab’’ demeyeceğinden adım gibi eminim. Ortak aklın ve çağdaş bir yaklaşımın egemen olduğu geniş katılımlı platformlar oluştukça, Türk mutfağının dünya arenasında istediği yeri alacağından şüphem yok.”
 





Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.