Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 30.11.2009

EYVAH!... SEZON BİTTİ...

PMYD Yönetim Kurulu Başkanı - Executive Chef Limak Limra Hotel –Food EDITOR Ali Rıza DÖLKELEŞ
Evet, koca bir sezonu daha bitirmek üzereyiz. Acısı ile tatlısı ile koca bir sezon. Her Sezon bitiminde kendi kendime sorarım geçen sezon ile bu sezon arasında neler değişti neler değişmedi. Turizm açısından nereler de güçlü olduk nereler de güçsüz olduk. Bire bir bunları herkes her Turizmci yapmalı mı, yâda sadece Yatırımcısı, Esnafı, Tur Operatörü, Koordinatörler, Genel Müdürler mi yapmalı? Bu sorguyu komisinden en üst yetkilisine kadar her kes yapmalı. Önümüzdeki sezon için eğer bir yatırım yapılacak ise veya önlem alınacak ise buna göre belirlemek lazım. Yoksa hepsi afakî ve plansız bir şekilde yürüyor. O da bir müddet sonra hüsrana uğruyor.2009 yılı sezonuna girerken yeni açılan tesisler ile beraber Türk Turizmi krize rağmen iddialı girdi: kısmen de olsa bu iddiasını sezon içerisinde korudu gibi. Şu an geldiğimiz noktada ise biraz sıkıntılı bir sezon sonu görmekteyim. Tesislerin büyük bir çoğunluğu kış operasyonunda şimdiden kapatmış. Geçmiş yıllarda açık olan tesisler bu sezon sonu itibari ile kapattı veya tadilat çalışmalarına girecek. Bu tesislerde yaklaşık olarak 25,000 pişirici ( aşçı ) işsiz kalmakta. Yüksek sezonda çok yoğun ve bir o kadarda ağır şartlarda çalışan pişiriciler sezon sonu geldi teşekkür ederiz ( çoğu işletme etmiyor ) diyerek vedalaşıyor. Bunları gördükçe Turizm iyiye mi yâda kötüye mi gidiyor sorusunu sormadan edemeyeceğim. Türk Turizmi yeni Ürünler yaratmak zorundadır. Özellikle kış operasyonu olan Aralık ve Nisan ayları dâhilinde yeni pazarlar ve ürünler; Şuan benim tesisimde Dünya Satranç Şampiyonası yapılmakta. Bu organizasyon bu yıl ile beraber üçüncüsü yapılmakta. Düşünün ‘’Domuz Gribine rağmen’’ 73 Ülkeden gelen 1650 yarışmacı ( bir o kadarda etrafımızda olan tesislerde konaklamakta ) 7 - 17 yaş kategorisinde iki hafta boyunca yarışmakta. Yarışmacılar konaklamalı olarak kalmakta. Bu tip organizasyonlarla bölgemizi tanıtımını da yapmış olmaktayız. Zira gelen yarışmacıların çoğu velileri ile gelmekte. Dolayısı ile önümüzdeki yıllarda da tatil için Ülkemizi seçmemeleri için hiçbir gerekçe yok. Bölgesel olarak oteller bunun alt yapısını oluşturup, aynı bir golfte, futbolda yakalan başarı neden bu tip yarışmalarda olmasın! Bu yarışmalar örnek verilecek olur ise tenis, Paint Ball, karate vb. organizasyonlar. Şunu unutmamak gerekir ki Dünya genelinde bu tip organizasyonlar devamlı yapılmakta. Bu organizasyonları Ülkemizin iklimini, fiyat politikasını, otellerimizin yeniliğini kullanarak bu ve benzeri ürünler ile yeni pazarlar çıkabilir.


‘’Kitleleri Bir Araya Getiren Olgu ’’


Son yıllarda açılan tesisler ile beraber hızlı bir şekilde artış gösteren Mutfak sanatkârlarını bir araya getirmek için dernekleşme kaçınılmaz olmuştur. Sebebi ise bizim mesleğimizde devamlı hedef vardır. Çalışmanın dışında Türk Mutfağını ve Türk Cheflerini tanıtmak devamlı çıtasını yükseltmek olgusu hep var olmuştur. Bu hedefleri yakalamak ise kesinlikle birliktelikte yani dernekleşmeden geçmektedir. Ne kadar bilgili ne kadar bu sanatın zirvesinde de olsak da, bireysel olarak hiçbir şey yapılamayacağı katidir. Bu pencereden baktığımızda Türkiye genelinde Bölgesel yerel aşçı dernekleri var. Bu dernekler Benim baktığım pencereden bakar veya bakmaz bunu bilemem ama burada ana tema ve asıl olan ‘’Türk Mutfağı ve Şefleri ’’ ise hiçbir dernek ve dernek başkanı şahsi düşünmemeli bu sanata gönül vermiş kişiler ile her yerde yurt içi ve yurt dışı aksiyonlarda, yarışmalarda birlik ve berberlik örneğini göstermeli. Bunun aksini savunan derneklerde ise ‘’menfaat ilişkisi, kişisel kaprisler vb.’’ bulguları vardır. Şunu unutmamak gerekir bizler çok farklı bir meslek koluyuz. Yarınlarımızın önünü bu dernekler açacak bizden sonra gelecek gençlere bu yapılan paylaşılan etkinlikler, örnek olacaktır. Bunun aksi durumunda ise bizden sonra gelecek geçler kesinlikle bizden hesap soracaktır.

Her kişi aşçı olamaz bu mesleği bu sanatı icra edemez. Her yerde olduğu gibi buna yakışır bu olguyu taşıyabilen işler yapmamız gerekir. Hayatta başarı için hedeflerimiz olması gerekir, aksi takdirde olduğumuz yerde sayarız. Etrafımıza baktığımız zaman bütün sporcularda kendi kırdıkları rekorun üzerine derece artırır ve kendi rekorunun üzerine çıkar. Şunu bilir ki bunu yapmadığı zaman arkadan gelen onu geçecektir. Hedeflerini bunun üzerinde yoğunlaştırır. Kırdığı her rekor ile bu sporu insanlara sevdirir. Bizim bu birlikteliklerimiz ise tamamen ‘’Türk Mutfağını, Aşçılığı Sevdirmek’’ ve hedefler koyarak sahiplenmek. Tabi ki her kes bu pencereden bakmaya bilir. Buna da saygım var ama göreceksiniz kitlelerden kopmayan yer alan ve sahip çıkan, kendinden bir parça gören meslektaşlarım yarınlara daha güvenli ve iyi bakacaktır.








‘’Sevdiğim Sözler’’




Bir zamanlar dört Oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran Ağacın yanına gidip ona bakmalarını istemiş.

İlk oğlan Kışın gitmiş, İkincisi İlkbahar, üçüncüsü yazın ve sonuncusu sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya çağırmış ve ne gördüklerini sormuş.

İlk Oğlan Ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söyledi.

İkinci oğlan Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı dedi.

Üçüncü oğlan başka fikirdeydi. Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce hiç böyle bir şey görmemişti.

Sonuncu Oğlan hepsinin haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat dolu olduğunu belirtti.

Yaşlı Adam Oğullarına hepsinin haklı olduğunu söyledi. Çünkü hepsi farklı mevsimlerde ağacı görmeye gitmişti. Onlara bir Ağacı veya bir İnsanı kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını anlatmaya çalıştı. Ya da neye sahip olup olmadıklarını .....

Gerçekleri ancak sonunda 4 mevsimi gördükten sonra görürsünüz.

Eğer kışın vazgeçersen, İlkbaharın nimetinden olursun, Yazın Güzelliğinden ve Sonbaharın bütünlüğünden de...


Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri parçalamasına izin vermeyin.

Sevgili dostlar ‘’hayatınızı bir mevsim (bir dönem) yüzünden yargılamayın....’’


Damak tadınızdan, mutfağınızdan ‘’ Bir Tutam Lezzet ‘’ eksik olmasın.



Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.