Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 10.11.2010

Her Şey Dahil Sisteminde Kimin Umurunda Türk Mutfağı…

Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin
Türkiye turizmi koşarak yol almaya çalışırken kah “uygun adım” hızla yürüyerek, kah koşarak, bazı bazı tökezleyip tekrar ayağa kalkarak yolunda ilerlemeye devam ediyor. Turizm strtejilerimiz inde önemli bir yere sahip olan “her şey dahil” sisteminin özellikle gastronomi boyutunu Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin bizler için ele aldı…
Her şey dahil sisteminin halk arasındaki özet olarak anlamı bir tatil köyünde hiçbir şeye para ödemeden, sürpriz ödemeler ile karşılaşmadan tatil yapar dönersin. Bendeki anlamı ise bu sistemi benimseyen bölgelerde turizmin yerle bir olmasını ifade eden ve üç kelimeden oluşan bir gurup sözcük. Neden derseniz, bu tür tatil peşinde olanlar süper konforlu odalar aramıyor, çünkü odada geçirdikleri zaman çok az. Temiz bir oda, doğru bir yatak, işinizi gören bir banyo, tuvalet, klima ve televizyon işte standart oda. Zaten konforlu oda arayışında olanlar her şey dahil sistemini benimsemez çünkü bu müşteri gurubu için tatilin ekonomik olması gerekmez. Her şey dahil sisteminde nerede ise zamanınızın büyük kısmı havuz başı ve deniz kenarında geçecek. Bu alanlarda en çok yaptığınız şeylerin başında gelen şey yiyecek, içecek aktiviteleri. Yiyecek içecek aktivitelerinin güçlü olmadığı bütün “her şey dahil” konseptlerinin çökmeye mahkum olduğuna ve bu sistemin Türk mutfağına büyük zarar verdiğine inanıyorum.
Şehir otellerinin mutfakları o kadar önemli olmayabiliyor. Çünkü şehirde farklı yiyecek ve içecek seçeneklerini sunan işletmeleri değerlendiriyorsunuz. Ancak tatil köyleri bu anlamda çok daha dikkatli olmak zorunda. Bilhassa yurt dışı müşteri profili yüksek tatil köyleri aynı zamanda Türk mutfağının tanıtımına çok önemli katkılar sağlayabilir yada ciddi zararlar verebilirler. Ancak itiraf edelim yiyecek ve içecek aktiviteleri bu tür işletmelerde genel olarak yerlerde sürünüyor. Tatil köylerinin genel müdürleri genelde finans bölümünden geldikleri için maalesef şehir otellerinin rahatlığında davranıyorlar onları en çok “cost” denilen mutfak maliyet hesaplamaları ilgilendiriyor. Ancak bir şey unutulmasın doğru sabah kahvaltısı yapamamış, havuz başına yada denize uzak ara öğün stantları, maliyet kaygısı içindeki öğle ve akşam yemekleri ile tatil yapan müşteriler dünyanın en konforlu odasını yada en güzel havuz ve denizi bile işletme için kabusa çevirebilirler üstelik ne kadar ekonomik olursa olsun. Buradan Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri ile diğer ilgililere çağrı yapıyorum Türk Mutfağı açısından tatil köylerinin yaklaşımı çok önemli. Hazır konu açılmışken neden bu kadar ucuz fiyatlar ile dünyanın en güzel tatil yerlerini sattığımızı bir sorgulayalım olur mu? Dönelim tekrar başa Tatil köyleri ekonomik satışlar yapmaları gereği ile bir çok konuda daha ucuz çözümler arıyorlar ve maalesef bunların başında mutfaklar geliyor yaptığım araştırmalarda günde 4 Euro kişi başı mutfak harcaması ile misafir ağırlayan yerler gördüm. Yani sabah Kahvaltısı, Öğle Yemeği, Akşam Yemeği ve ara öğünler üstelik bunlar genel olarak açık büfe. Şimdi şöyle bir düşünelim 4 Euro yani kabaca 8 lira ile üç öğün yemek sınırsız içecek bu elbette mümkün değil. Peki nasıl yapılıyor basit mutfak çalışanları en az, yeterli bilgi ve beceriden yoksun çünkü başka türlü mutfak maliyetleri düşmez. Diğer taraftan alınan mal kaliteleri berbat yine gerekçe belli maliyet. . Peki çare ne. Turizm cenneti sayılan dünyanın başka yerlerinde ne tür çözümler var. Aşağıdaki soruların cevapları bulunduğu gün çözüm hazır denektir.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bu konuda çalışması var mı?
Türsab, Turofed, Turob ve benzeri kuruluşlar bu konuda çalışma yapıyorlar mı.?
Her şey dahil sistemi içindeki otellerin ortak çalışmaları var mı?
Yurt içi ve Yurt dışı acentalar ile tatil köylerinin birlikte bir çözüm arayışı var mı?
Benim gördüğüm yukarıda saydığım bütün kurum ve kuruluşlar tek tek bu işleyişten şikayetçi, Otelciler mutsuz, acentalar mutsuz, müşteri mutsuz, sivil toplum kuruluşları mutsuz acaba burada malı götüren kim?
Hadi hep beraber düşünelim. Bu meseleyi sorun olarak görmeyenler için söyleyelim Akdeniz bitti bitiyor. Türk mutfağı açısından ise tatil köyleri tam bir rezalet. Ülkemizin en güzel kıyıları ucuz politikalar ile peşkeş çekiliyor. Peki bütün bu olumsuzlukların yanında mutfağımızı tanıtabiliyor muyuz koskocaman hayır. İhtimaldir bu rekabet koşullarında işletmeler yakında üste para verme durumuna gelecek. Eksik nerede ben buldum. Bu reklamı hatırlarsınız. “Alt kattakiler pişiyor, üst kattakiler donuyor . Yöneticilerimiz UYUYORMU???????? Yoksa su akarken her kes testisinimi dolduruyor.!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.