Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 23.03.2011

Kırmızı Pelerinli Kutsal Kılavuz

Gurme Yazar Ali Esad Göksel
Bu sene Michelin Rehberi'nin 101'inci yılı. Mutfakla ilgilenen herkesin az ya da çok, fikir sahibi olduğu bu rehber geçtiğimiz asrın başında yola koyulmuş. Seyyahlara önceleri mütevazı bir ölçekte nerede ne var, nasıl konaklanır anlatmayı denemiş. Aradan geçen asra rağmen bu özünü de koruyor. Bugün halen, öncelikle konaklama tesislerini ve yemek yenilecek / yenilebilecek adresleri sunuyor.
Bunu bugün elde etmenin muhtelif, elbette daha teknolojik yolları da var. Hele artık yeni neslin neredeyse vücutlarının bir parçası (organı) haline gelen tablet PC'ler ve telefonları göz önünde bulundurursanız... Bir düşünün, dokunuyorsunuz size şehrin en iyi lokanta ve aşçılarını döküyor. Kararsızsanız yorumlara göz atıyorsunuz. Tercihinizi yaptınız, sıra rezervasyonda. Ardından harita sizi yönlendiriyor, adrese teslim. Elinizde high end bir tablet var. Yolunuz uzun. Teknolojisiz oturup kalkamıyor musunuz? Mönüye göz atabilir, eleştirmenlerin kelamlarına da bakarsınız. Yemek ve şarabınıza karar verdiniz mi, lokantaya ulaştığınızda o vakti tasarruf etmiş olursunuz. Elbette daha ötesi de var: Siparişinizi de verebilirsiniz: "Şu şarabı aç, havalandır, bir saat sonra oradayım"...

KIRMIZI PELERİNLİ KUTSAL KILAVUZ
Fantezi mi diyorsunuz? Hayır, değil. Küresel durgunluk öncesi aynen böyle yaşadıklarını bildiğim insanlar vardı. "Yahu bu ne acele, nereye? Şu yemek yemenin, şarabı içmenin de bir adabı var. Tamam, 19'uncu yüzyıl gibi frakla masaya oturup o neredeyse kutsal merasimlerin tümünü yaşamanın artık zor olduğunu kabul ediyorum. Ama yine de şarabımı lokantanın şarap uzmanı getirsin. Şişeye bakalım. Seneleri, mahsülleri tartışalım. Karafa geçsin mi, görüş teati edelim. Değerli dostlar lütfen! Bu feşmekân dağın mavi gazozu değil. Hakkını verelim" dediğimiz anda Michelin Rehberi bir çeşit kutsal kırmızı pelerine sarınıp baş köşeye yerleşiyor. Üstelik şurası da kesin. Şu geçen yüzyıl onun şöhretini pekiştirdi. Otoritesini sarsılmaz bir hiyerarşinin üstüne yerleştirdi.
Bugün artık 100 yıl önceden çok daha dramatik bir güce sahip. İşaret ettikleri abad oluyor! İşaret ettikleri intihar ediyor! "Nasıl yani?" demeyesiniz. Hani es kaza lig düştünüz. Yıldız haneniz tensikata uğradı. Pozisyonunuz şu olabilir: Ne ile, nasıl veda edeceksiniz hayata? Tatsız bir şaka sanmayasınız. Daha çok yeni, rahmetli Fransız aşçı hatırlarda. Yıldızlarından biri geri alınınca hayatına kıydı idi.

FRANSA'NIN YILDIZI SÖNDÜ
Bütün dünya, ama özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde yepyeni arayışlar olduğu doğru. Özellikle son üç dört yıldır... Meraklılar down town ya da banliyö bakmaksızın bir derme çatma minibüsün kıyısına, portatif sandalye masalara sığınıp tek yemekli mönüye talim etmekteler... Öyle ki artık cicili bicili sosyete dergileri bile yarışta. Orayı ilk biz bulduk, inside information bilginize kutusu ile bu haller mutfağa nasıl tesir eder? Elbette zenginleştirir sokak ve mutfak yeni bir şey değil ki Batı yeni keşfediyor. Ya Michelin Yıldızları'na tesiri? Hem olacak hem de olmayacak... Çok hızlı ve ticari bir zekâya sahip olan Amerikanize aşçılar bundan da nemalanırlar. Sairine bir şey olmaz. Michelin Yıldızları yavaş yavaş yeni coğrafyalara kayar. Fransa'nın her alanda seyrelen etkisinin mutfakta da payına düşeni alması şaşırtıcı değil, güç böyle bir şey. Siyasetten sanata, ekonomiden mutfağa her alanda eliniz zayıflıyor. Şimdi madalya sırasında Çin ve Rusya olacak. Para orada ya! Parasız saadet oluyor mu? Bilemiyorum, ama Michelin Yıldızı olamaz...
Geçtiğimiz yılın en çok 3 yıldızı neredeydi, bir tahmin edin. Paris? Bu cevabı tahmin ediyordum. O eski şöhretin hatırına hâlâ Fransız başşehrine bakıyorsunuz. Oysa o eskidendi. Şimdilerin yeni yeri Tokyo. En çok 3 yıldız orada. Amma velakin şu son afet, 9 şiddetli deprem, tsunami derken artçı ekonomik sarsıntılar kaçınılmaz. Eminim, ne yazık ki üç yıldız payitahtı Tokyo'nun pırıltısı soluklanacak. Michelin kılavuzu ikinci asra tatsız, tuzsuz başlıyor. Asrın gerisi iyi geçsin inşallah!...

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.