Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 15.06.2012

Esnaf lokantaları dünyaya açılsa...

Şef Murat Bozok
Soluk almak adına sıklıkla ziyaret ettiğim üç farklı esnaf lokantası var çevremde. Üçünün tarzı ve hitap ettiği misafirler farklı ama temizlik, dürüstlük ve lezzetleri hep üst düzeyde...

Edirne’nin ötesinde başarılı olmuş ve Türkiye gastronomisini temsil eden lokantalarımız yok denecek kadar az. Yurt dışına çıktığınızda her ülkenin iyi-kötü restoranlarını tanırken, bizi genelde dönerci dükkanlarımızla bilirler. “Nasıl bilirler?” diye sorarsanız da, cevabım çok olumlu olmaz. Çinlisinden Arjantinlisine, Vietnamlısından Lübnanlısına kadar lezzet konusunda bizimle aşık atmakta zorlanacak birçok ulusun lokantalarını her köşe başında görmek, milli egomuzdan olsa gerek, insanın biraz canını sıkıyor.

Fiyat-kalite dengesini tutturmak şart
Bu bağlamda, esnaf lokantalarının Türkiye gastronomisinin en büyük zenginliklerinden olduğunu düşünüyorum. Tabii ki gün gelsin yurt dışında fine-dining restoranlarımız da olsun, ancak doğru çıkış noktasının esnaf lokantalarımız olduğu su götürmez. Bizim gerçeklerimizi doğru temsil etmesi açısından esnaf lokantaları çok önemli. Ayrıca kıran kırana rekabetin olduğu yurt dışında, fiyat-kalite dengesini doğru tutturmak, var olabilmenin ilk şartı. Fiyat-kalite dengesi denince dürüst ve temiz çalışan esnaf lokantalarının eline kimse su dökemez. Çalışanlarının dükkanın demirbaşı haline geldiği bu müesseselerde, hizmet her daim 10 numara.


Restoranım olmasına rağmen, bana yakın olduğu için ve soluk almak adına sıklıkla ziyaret ettiğim üç farklı esnaf lokantası var. Üçünün tarzı ve hitap ettiği misafirler farklı ama temizlik, dürüstlük ve lezzetleri hep üst düzeyde. Onlardan birini, dünyanın büyük kentlerine ışınlama şansınız olsa, inanın sahipleri yurt dışında meşhur olurdu. Televizyonda programları ve bol bol kitapları da...

Sultan II. Abdülhamid’in emriyle 1888 yılında açılan ilk lokanta ‘Hacı Abdullah’, Osmanlı mutfağını yaşatmaya çalışıyor. Fotoğrafta, lokantada yıllarca çalıştıktan sonra ustası Hacı Salih’ten görevi devralan Abdullah Korun var.

Lades
Bana yakın olmasından mıdır veya en çok kanımın kaynadığından mıdır bilmiyorum ama benim aralarında en sık gittiğim lokanta Lades. Menemeni çok meşhur. Yine de benim favorim tavuk suyuna çorbası, kabak dolması ve yoğurt. Güveç kaplarında mayaladıkları yoğurtlarının lezzetini inanın kelimelerle anlatamam. Daha çok Beyoğlu civarındaki beyaz yakalı çalışanların tercih ettiği bu mekan, temizliği ve garsonlarının ışık hızıyla haraketleriyle öğle yemeklerinizin değişmezi olacak.
Adres: İstiklal Cad. Sadri Alışık Sok.         No: 14 Beyoğlu    
Tel: 0 212 249 52 08

Hacı Abdullah
Esnaf lokantaları arasında en modern ama en tarihi olanı. 1888’den bu yana hizmet veriyorlar. Civardaki birçok lokanta da buranın çalışanları tarafından kurulmuş. Semizotu ve yaprak sarması favorilerimden. İçeride Türk misafirden daha fazla turist görebilirsiniz. Bunun bir sebebi, belki yabancıların bizim değerlerimize bizden daha çok önem vermesi olabilir. 124 yıldır hizmet veren bu lokanta, Türkiye’nin önemli bir rengi...  
Adres: Atıf Yılmaz Cad. No: 9/A Beyoğlu
Tel: 0 212 293 85 61

Şahin Lokantası
Birçok yemeğini odun fırınında pişiren Şahin Lokantası, benim aklımda patlıcanlı yemekleriyle yer etti. Musakkası, imam bayıldısı damağınızı çatlatır. Daha çok mavi yakalıları ağırlayan Şahin, 40 seneyi aşan tarihiyle esnaf lokantalarının en ‘Çarşı’ versiyonu olanı...
Adres: Asmalımescit Mah. Orhan Adlı Apaydın Sok. No: 11 Beyoğlu
Tel: 0 212 244 25 43

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.

Yazarın diğer makaleleri