Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 02.11.2012

3.Uluslararası Antalya Coğrafi İşaretler Semineri

Gurme - Yemek Yazarı ve Mutfak Dostları Derneği Başkan Yardımcısı Sevim Gökyıldız
Ekim ayının ikinci haftasında,Antalya Talya otelinde,Türk gıda ürünlerini yakından ilgilendiren,çok önemli bir seminer yapıldı.
Bu yıl 3. sü yapılan ” Türkiye ve Diğer Akdeniz Ülkelerinde Coğrafi İşaretler ve Yerel  Gıda Değer  Zincirlerinin  Yönetişimi” konulu, Uluslararası toplantıya yazık ki katılan gazeteci sayısı  çok azdı.Katılanlar arasındaydım.
Yerel ürünlerimiz,milli değerlerimiz, yeme-içme kültürümüz, açısından yararlı olan seminere üreticilerin ilgisi büyüktü. Akdeniz’in diğer ülkelerinin kendi ürünlerini korumak yolunda yaptıkları çalışmaları, verdikleri bilgileri,tecrübelerini öğrendik. 13 Akdeniz ülkesinden 40 ın üzerinde akademisyen,bilim adamı,tarımsal üretici ve kurumsal temsilcilerin katıldığı seminerin  tertip komitesi başkanı Prof.Dr.Yavuz Tekelioğlu idi. Tekelioğlu,aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi,Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi Onursal başkanı.İlki 2008,ikincisi 2010 deki seminerlerde olduğu gibi kişisel çabaları,olağanüstü gayreti sayesinde üçüncüsü de gerçekleşti.
 
Bu yıl ki seminere katkı veren  kuruluşlar:
Akdeniz Üniversitesi
Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi ( CREM)
Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü (CIHEAM – IAMM)
Türk Patent Enstitüsü
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Antalya Ticaret Odası, oldu.

Tekelioğlu’nun seminerin amacı doğrultusunda yaptığı açıklamaya göre, küresel beslenme sistemi artan bir biçimde standirdizasyona gitmekte. Yöresel  tatlar ve çeşitlilik yok oluyor, ya da yok ediliyor.

Büyük sermayelerin bize empoze ettiği belirli  tatları kitle tüketimi adına benimsiyoruz. Tarihsel,coğrafi ve sosyal açıdan olağanüstü yöresel ürün potansiyeline sahip ülkemizde “coğrafi işaretler” in  gereken önemin verilmediğini gözlemliyoruz. Özellikle yöresel tarım ürünlerimizin,küresel rekabet karşısında korunmaya ihtiyacı vardır.Ancak bu şekilde ürünlerimizin katma değere dönüşmesi,ülkemiz  yeme/içme kültürünün korunması sağlanabilir. Bu çerçeve içinde  organize edilen seminerde, dört günlük programda,ürün gruplarına göre yapılan çalıştaylarda,ülkelerin kendi ulusal ürünlerinin tanıtım ve Coğrafi işaretlemesi tek tek gündeme getirildi.

Açılış konuşmalarını müteakip,ilk gün Uluslar arası Organizasyonların Coğrafi İşaretlere yaklaşımı ele alındı.
Dünya Ticaret Örğütü ( OMC) ,Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (OMPI), Avrupa Birliği (UE) ,Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Coğrafi İşaretler Ağı Organizasyonu  (OriGin) yetkilileri söz aldı.

İlk gün sonunda,Akdeniz ülkeleri yöresel ürünlerinden oluşan,bir çok yerel firmanın katıldığı,gıda ve el sanatları fuarının açılış yapıldı.Günün en önemli olayı, şüphesiz,Prof.Dr Yavuz Tekelioğlu’na iki ülke arasındaki akademik,kültürel ve eğitim alanlarındaki çalışmalarda gösterdiği çaba ve başarıdan dolayı Fransa  Milli Eğitim Bakanlığı tarafından  verilen "Officier de l'Ordre des Palmes Académiques nişanıydı. Tekelioğlu’nun nişanını uluslar arası seçkin davetli topluluğunun hazır bulunduğu kokteylde Fransa Büyükelçisi Laurent Bili taktı. Seminerde ele alınan ürün grupları,zeytin-zeytinyağı , süt ürünleri ve meyveler oldu.
Yunanlı Dimitri Goussios’un coğrafi işareti alınmış “Feta peyniri” ni anlatmasının hemen ardından,Aytaç Yıldız’ın coğrafi işareti belirlenmiş Ezine peynirini anlatması dinleyiciler açısından ilginçti. Süt ürünlerinde, her ülkenin ünlü  peynirleri yetkili ve yetkin  kişilerce ele alındı.İtalya’nın Parmesan,Fransa’nın Roquefort,Portekiz’in Evora Peynirlerini üretim ve yapımlarını dinledik.

Daha sonra, Akdeniz ülkesinin her birinin  kendi üretimi,kendi yağının özellikleri,kendi ülkelerindeki Yerel birliklerin faaliyetlerini anlattığı “zeytin ve zeytinyağı” çalıştayı başladı. İspanya “Estepa Zeytinyağı” nı , İtalya “Riviera Ligure Zeytinyağı” nı,Portekiz “Azeite de Moura zeytinyağı” nı , Tunus ulusal üretimini,Yunanistan “Kalamata
Bölgesi zeytin ve yağlarını detaylarıyla anlattılar. Türkiye ve Tariş  adına söz alan konuşmacının konusu  “Güney Ege ve Edremit Körfezi “ yağları oldu.
Son gün hem konu hem konuşmacıların açıklamaları ilginçti.Üstelik çok yararlı. Bilgiler içeriyordu. Cezayir’in organik hurması,Fransa’nın Périgord kestanesi,İspanya’nın Valencia portakalı,Portekiz’in S.Juliao kirazı,Fas’ın Berkan Mandalinası,Yunanistan’ın Corinthe üzümü ve Giresun’un tombul fındığı.
Benim için her bir ürünü yöresi ve özellikleriyle tanımak fırsatı oldu. Mesela, hepimizin  “kuş üzümü” olarak bildiği ,Yunanistan tarafından coğrafi işareti belirlenmiş Corinth üzümünün ithal edildiğini öğrenmek şaşırtıcıydı.

Mersin civarındaki bağlarda yetiştiğini biliyordum,ama ülkemiz ihtiyacına yeterli olmadığını  seminerde  öğrendim. Organizasyon Komitesinin  takdir edilecek düzeydeki başarılı çalışması sayesinde Oturumlar aksamadan sürdü.Türkçe,Fransızca,İngilizce  üç dilde anında tercüme yapıldı.Üç gün boyunca,katılımcılar karşılıklı bilgi alış verişi yanında,dostluğa yönelik  iletişimler kurdular. Saha çalıştayı kapsamında,Finike’de portakal bahçelerinin gezisi,Finike portakalının tanıtımı,Elmalı’da 4500 yıllık üzüm bağlarının yeniden doğuşu ve ıslahı görüldü.

Yerel ismiyle andığımız bizim kendi topraklarımızın, ürünlerini kaybetmemeliyiz. Finike portakalı,Ezine peyniri,Karş kaşarı,Aydın inciri,Ayvalık zeytinyağı,Gemlik zeytini,Maraş biberi...Bu isimler  gibi ülkemizin her yöresinde coğrafi işareti ya da mahreci  belirlenecek  bekleyen yüzlerce  ürün var. Onlar bizim milli değerlerimiz.Kaybetmemeliyiz.

Korumak yolunda gereken çabayı göstermeliyiz…
Sevim Gökyıldız
 
 
 
 
 
 

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.