Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - makale / Eklenme Tarihi: 19.12.2007

YARIŞMAK HAYATI YAKALAMAK

PMYD Yönetim Kurulu Başkanı - Executive Chef Limak Limra Hotel –Food EDITOR Ali Rıza DÖLKELEŞ
'Hedefsiz Kişi Boşluğa Bakar ' 2007 Yılının son ayını girdik. Umarım geçen yıl gibi keyifli güzel bir sezon Türkiye Turizmi, İşletmeciler ve de biz çalışanlar açısından keyifli ve güzellik ile geçmiştir. Geçen ayki yazımda belirttiğim gibi 21/22,11,2007 tarihleri arasında Antalya Cam Piramitte V.Türkiye Gastronomi Festivali ve Yemek Yarışmasını düzenledik. Geçen yıl yapmış olduğumuz IV. Türkiye Gastronomi Festivali ve Yemek Yarışmasının devamı idi. Geçen yıl almış olduğumuz olumlu tepkiler bizi çok kapsamlı 13 dal olarak yarışmayı geniş tutmamızı sağladı. Bizim Dernek olarak hedeflerimizden bir tanesi olan Antalya’mızın ikinci bir ürünü olmasını istediğimiz Gastronomi Festivali aynı ‘’ Altın Portakal Film Festivali’’ gibi geleneksel hale getirmek ve düzenli olarak bir karnaval havasında bu yarışmaları organize etmek. İki hafta önce aynı mekan da yapılan Altın Portakal Film Festivalini iki hafta sonra aynı mekanda Gastronomi Festivali izledi. Tabii ki bu bir tesadüf değildi bu takibi bilinçli olarak oluşturduk.
Organizasyona Basının büyük ilgisi oldu, ulusal basında gerek yazılı gerek ise görsel medyada birçok haber kanalında yarışma ile haberler yapıldı. Buda bizim doğru işler yaptığımızın bize göre bir göstergesi. Türkiye genelinden gelen Juri ve yarışmacı olarak katılan yanımızda olan çok kıymetli genel müdürlerimiz şef arkadaşlarımızın iştirakleri ile yarışmamız çok keyifli bir hal aldı. Bazılarının isimlerini anmadan geçemeyeceğim .

* Murat KALAYCI Joy Otelleri Koordinatörü
* POYD Başkanı Volkan ŞİMŞEK
* Atilla SAYAR Atan Park Rest. İşletmeci Gourme
* Engin AKBAŞ AK-KA Hotels Grup Koordinatörü
* Uğur İNCESU Majesty Miraj Park Hotel Genel Müd.
* Çetin KANIŞ QUA Kaş Hotel Genel Müdürü
* Bülent DOKUZOĞLU Gıda mühendisi.
* İbrahim GEZER Ekiphan Genel Müd.
* Mahmut GÜVEN Vera Naturland Hotel Genel Müdürü
* Alper TÜRLÜ Joy Pegasos World Hotel Genel Müdürü
* Haldun TUZEL Gourme
* Hamza YALÇIN YİYDER Eş Başkanı
* Sebahattin GÜNEY İstanbul Aşçılar Derneği Başkanı
* Halil UZUN BodRUM Aşçılar Derneği Başkanı
* Mesut ÖNAL Altın Kepçe Turizm Aşçılar Der. Başkanı
* Reşat DOĞAN Trabzon Prof. Aşçılar Derneği Başkanı
* Sedat ÇAT 19 Mayıs Aşçılar Derneği Başkanı
* Hüseyin YILMAZ Kapadokya Bölge Temsilcisi
* Suat TUR Side Prof. Mutfak Yöneticileri Derneği Başkanı
* Şef Veli DURAN, Şef İsmet TAVŞAN, Şef Celal ERBİL, Şef Yaşar ALNIAÇIK,

Buradan bir kez daha katılımlarından dolayı bu şeflere çok teşekkür ederim. Sevgili dostlar hayat bir yarış. Bu yarıştan kopmamak lazım..Her gün mesleğimizde iyi olmak zorundayız;bizim mesleğimizde her gün sabah kalktığımızda mutfağımızda bir dünya kuruyor ve gecenin sonunda o bozuluyor.Ertesi sabah mutfağımızda tekrar yeni bir dünya kuruyoruz.Bunun bilincine varmak gerekir.Aksi taktirde mesleğimizdeki başarı grafiğini iyi tutturamayız.
Yarışmanın katılımı çok iyi oldu. Türkiye genelinden Turizm Okullarında hocaları ile birlikte bu sanata gönül vermiş genç öğrencilerimizin katılımı çok iyi idi. Derece alanlar alamayanlar hepsi mutluydu, yüzlerinde ki o sevinç görülmeye değer idi. Yarışmada derece almak almamak o kadar çok önemli değil mühim olan o heyecanı yaşamak, bu yarışmalara katılanların tamamı ‘’bana göre’’ derece aldılar,nasıl mı? O güzelim sunumları gördüler, bu ürünlerin farklı sunum ve pişirimlerde çıkabileceklerini gördüler. En önemlisi kendilerine öz güvenleri geldi. Geçen yıl katılanlara bu yılki heyecanını sorduğumda çok rahat olduklarını hatta bundan sonra yurt dışı yarışmalarında bile boy gösterebileceklerini söylediler. Bu mutluluk verici, özellikle kendimize güvenimizin gelmesi çok önemli. Bizim Türk Mutfağında kendine güvenen başarılı yenilikçi gençlere ihtiyacımız var.
Birde yarışmanın başka bir yönü vardı ‘’katılmayanlar’’ neden bu tarz etkinliklere katılmazlar bunu anlamış değilim. Ama lafa geldiğimiz zaman Türk Mutfağının en iyi şeflerinden görürüz kendimizi. Bahanelerimiz hazırdır ( çok yoğunuz, elemanım yok, şirketimiz bu etkinliklere ılımlı bakmıyor vb.) ama insanın içerisinde olsun yeter ki. Her yazımda üzerine basa basa vurguladığım Türk Mutfağımızı ve sunumlarımızı Avrupa normlarına getirecek isek bunu biz Türk Mutfak Şefleri yapacak Almanya’dan İtalya’dan gelen şefler değil. Burada bize ,hepimize bir görev düşüyor.Türk Mutfağını Yücelten Türk Mutfak Sanatkarlarının adını duyuracak bu tarz etkinliklere katılmak. 65 Otelin katılımı ile ikici gün ki genç aşçılar yarışmasını sağladık.Bana göre bu yarışma katılımı daha da fazla olması gerekir di.Ne den mi? adı üstünde genç aşçılar yarınlarda mutfaklarımızı teslim edeceğimiz bu gençler.Bu geçlerin önünü açmamız lazım.Biz istemiyor muyuz gençler eğitimli olsun,yenilikçi,yaratıcı olsun, .Bizi temsil edecekler.

‘’ Neden Yarış ?’’
Hayatta başarı için hedeflerimiz olması gerekir, aksi taktirde olduğumuz yerde sayarız. Etrafımıza baktığımız zaman bütün sporcularda kendi kırdıkları rekorun üzerine derece artırır ve kendi rekorunun üzerine çıkar.Şunu bilir ki bunu yapmadığı zaman arkadan gelen onu geçecektir.Hedeflerini bunun üzerinde yoğunlaştırır.Kırdığı her rekor ile bu sporu insanlara sevdirir.Bizim bu düzenlemiş olduğumuz yarışmalar kim iyi ,kim kötü değil ‘’Türk Mutfağını ,Aşçılığı Sevdirmek’’ ve hedefler koyarak sahiplenmek.Tabi ki her kes bu pencereden bakmaya bilir.buna da saygım var ama göreceksiniz böyle etkinliklere sahip çıkan kendinden bir parça gören meslektaşlarım yarınlara daha güvenli ve iyi bakacaktır.
29,11,2007 tarihinde TUSİD davetlisi olarak İstanbul’a on sekiz Şef ve dört genç arkadaş ile beraber
gittik. Mutfaklarımızda yenilikleri görmek adına çok olumlu geçti. Bunun yanı sıra bölgelerden oluşan bir yemek yarışması organize edildi Antalya, Ankara, İstanbul ve İzmir bölgelerinden oluşan. Çok keyifli geçen yarışmada Ankara ekibi birinci oldu buradan da ekibi kutluyorum. Bu bölgelerdeki takımları da Antalya ‘da ki yarışmalara da bekliyorum.

‘’ Sevdiğim Sözler ‘’

Bir gün Avrupa'nın unlu sanat merkezi kentlerinden birinde gezen
çocuğun biri bir vitrinde çok hoş bir tablo görür.
Tablo bedeli oldukça pahalıdır.
Çocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinin doğum gününe almayı ister
ve bir is bulup kit-kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile
mağazaya gider.
Şanslıdır tablo hala satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre
yakından izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve ;
- "Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm paramda bu kadar" der. Ressam bir süre düşündükten sonra resmi paketler ve resmi satar.
Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek cıkar. Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar : - "Sen ne yaptın o resmin değeri milyonlar ederdi. Neden bu kadar cüzi bir rakama sattın?"ressam cevap verir : -"Evet ben bu resme milyonlarını verecek bir suru insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim?.."

"Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, fakat hiçbir şeyin
değerini bilmiyorlar."
Türk mutfağımızın ve aşçılık sanatımızın değerini bilerek, hep birlikte bu hayat yarışında daha iyilerini vermek dileğimle.Hoşça Kalın.
‘’Okumak için vakit ayırdığınızdan dolayı, teşekkür ederim.
Unutmayalım. Güzel lezzetler, Nazik Dokunuşlarla Başlar…’’
Sevgi ve saygılarım ile kalın.

Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.