Food in Life - Yiyecek, İçecek, Mekan ve Gastronomi Kültürü Portalı -
foodinlife.com.tr - röportaj / Konuk: Patrick Roger / Eklenme Tarihi: 29.06.2016

Çikolata dünyasının devrim yaratan ismi; Patrick Roger

Çılgın bir çikolata aşığı olduğu gibi sanatı ve bronz heykelleri de çok seviyor. Eski gastronomi kitaplarından oluşan bir koleksiyonu var. İlkokul yıllarında tembel bir öğrenci olarak görülmesine inat bugün Fransa’nın ve dünyanın en iyi çikolatacıları arasında anılıyor. Titiz, tutkulu ve duygusal çalışan isyankâr bir heykel sanatçısı... Yaratıcılığı ve yenilikleriyle kendine hayran bırakan bu başarılı çikolata sanatçısını Paris’teki butiğinde ziyaret ettik ve Patrick Roger’nin çikolataya olan tutkusunu kendi dilinden dinledik!

Çocukluk yıllarında, Patrick Roger'nin geleceği için hiçbir şey belli değildi. Sadece 80 kişilik bir nüfusa sahip Poislay'de çikolata ve ütopya üzerine çalışacağını hiç kimse bilmiyordu. Ailesi, kasabanın fırınını işlettiğinden bir tutam fırıncılık tozu yutan Roger, eğitim yılları sırasında disiplin ve cezalarla karşılaşınca klasik okul sisteminin ona göre olmadığını anladı. Öte yandan,  Poislay gibi küçük bir kasabada ne bir sinema ne de gezilecek bir yer olmadığından küçük Roger, oldukça sıkılmaktaydı. İlgisini çeken tek şey yılda bir kere düzenlenen ve küçüklüğünden itibaren babası ile gittiği motosiklet yarışlarıydı. Ama kader onu bu yöne götürmedi... Roger, talihsiz okul günlerini pastacılık derslerine yönelerek çözdü. İlk stajını Châteaudun'da yaptı ama orada ayda sadece 3 gün izin yaparak çalıştı. Ama öyküsündeki peri tozlarının canlanması için biraz daha zamana ihtiyaç vardı.

"Benim aşkım çikolata"
İşte o yıllarda Pierre Mauduit isimli ünlü bir pastacı, okulun en iyi 2 öğrencisini yanına almaya karar veriyor. Roger bunlardan biri olarak daha 18 yaşındayken Paris'e çalışmaya gidiyor. Mauduit'in mağazasında işe pastacılık alanında başlayan Roger, bir süre sonra gün boyu ekler yapmaktan sıkılmaya başlıyor. Bu konudaki motivasyonsuzluğuna ceza olarak çikolata bölümüne yönlendirilen Roger, tıpkı ilk görüşte aşk gibi çikolatanın mucizelerine kapılıyor. Bu süreç içerisinde tüm öğrendikleri ile Poislay'e dönen Roger, önemli çikolata sınavlarına hazırlanarak başarılı sonuçlar alıyor. Ve sonunda ise 1997 yılında Sceaux'da kendi atölye-butiğini hayata geçiriyor. Sadece 3 ay sonra 18 kişi ile çalışmaya başlayan Roger, o yılın Noel'inde "İçgüdü" isimli pralinleri ile müşterilerinin müptelası olmayı başarıyor. Mimari ve heykel ile harmanlanmış çalışmaları, Poislay'daki tembel öğrencinin ellerinin ve ruhunun yaratıcılığını ortaya seriyor.



Roger, bugün Sceaux, Brüksel ve Saint Germain en Laye'de birer tane ve Paris'te 6 farklı noktada çikolata butiğine sahip.

"Benim için lezzet sınırlara sahip değil"
Bir kakao işçisini resmettiği çikolata heykeli ile 2000 yılında "Meilleur Ouvrier de France (MOF)" ödülü ile onurlandırılıyor. Yaratıcılığı ile hayran bırakan başarılı sanatçı Roger; yaptığı çikolata çalışmalarında 1 Mayıs ya da Paskalya Bayramı benzeri özel günlerin konseptlerini kullandığı gibi Berlin Duvarı'nın yıkılışı ya da Mayıs 1968 gibi tarihsel konuları da işliyor. 2012 yılında 3 ton çikolata kullanarak yaptığı 10 metrelik Noel ağacı ile Guinness Rekorlar Kitabı'na giriyor. "Amazone" isimli bonbon tarifini hayata geçirmek için Brezilya'dan 300 kilo lime getirecek kadar çılgın olan Roger, 14 farklı ürün ile ideal bir denge sağlamayı başarıyor.



Patrick Roger kendi çikolata evreninde; lezzetlerin inceliklerine, çikolatanın dokusuna, estetiğine, tasarımına hayran. Titiz bir mükemmeliyeti hedefleyen Roger, daha iyiyi ve yeni olanı aramayı bırakmadan, sürprizler yaratmayı seviyor. Gerektiğinde Corse'dan portakallar, Vanuatu ve Ekvator'dan kakao çekirdekleri, Torino'dan kestane şekeri, İskoçya'dan özenle seçilmiş viskiler getiren Roger'ye yarattığı harika eserlerde nasıl ürünler kullandığını sorduğumuzda şu cevabı alıyoruz: "Benim için lezzet sınırlara sahip değil!"

Amacı sadece "en iyi" ürüne ulaşmak olan ve bunun için her yere gitmeye hazır Roger, "Mesela İran'a fıstığın en iyisini bulmak için gidiyoruz. Ben politik problemlere sahip değilim. Bana en iyisi gerekiyor ve orada en iyisi var. Bu kadar basit" açıklamasını yapıyor.

"Çikolata tutkum çikolatayı sevmeyerek başladı"
Roger, çikolata tutkusunun "çikolata sevmeyerek" başladığını belirtiyor. Küçükken endüstriyel ve kötü çikolatalar yediğini anlatan Roger, dönüm noktasının Paris olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: "20'li 30'lu yaşlara kadar hemen hiçbir uğraşım yoktu ve bu demek oluyor ki çok zamanım vardı! Bu benim en büyük şansım oldu! Üzerimde hiçbir farklı etki yoktu... Tat ve heykelcilik benim için sınırlara sahip değil. İşte bu benim büyük bir özgürlük içinde olmamı sağlıyor. Çalışırken neredeyse hiçbir önceliğim ya da ön yargım yok."



"Çikolata benim için bir pasaport"
Çikolatanın kendisi için anlamını sorduğumuz Roger, "Benim için çikolata bir pasaport. Ve o benim yarın Ankara'da, sonraki gün Tokyo'da, New York'da ya da Kolombiya'da olmama izin veriyor. Beni tam anlamıyla ortaya çıkaran şeyin çikolata olduğunu düşünüyorum. Eğer ben bir cerrah olsaydım yine aynı şey olurdu. Çünkü önemli olan işimize bakış açımız. Ve bizler neysek oyuz!" diyor. Aynı zamanda çikolatanın kendisi için bir yazı biçimi olduğunu da söyleyen Roger, bu şekilde bazı düşünce ve kültürler hakkında mesajlar iletebildiğini anlatıyor ve bu yöntemini gazeteciliğe benzetiyor.



"İlham, çalışmak ile kazanılır"
Farklı tarihsel anları konsept edinen çalışmalarının bir takım ilhamlarla yola çıktığını vurgulayan Roger, ilhamın ise her şeyden önce çalışmak ile kazanıldığının altını çizerek şöyle devam ediyor: "Aslında ben çalışmalarımda bir mesaj vermek zorunda da değilim. Bu işimin heykel kısmında ön plana çıkıyor. Çikolatadan olduğu gibi metalden heykeller de yapıyorum. Pek çok çalışmam metaldir. Şu sıralar Paris'te bir sergi açmayı konuşuyoruz. Aslında en önemli olan şey bir duyguyu geçirebilmek. Bizim de bunu yapabildiğimizi söylüyorlar. İşte harika olan bu!"

"Çikolata alanında yeni trendleri belirliyoruz"
Dünya çikolata sektöründeki yeni trendleri sorduğumuz Roger, "Bana kalırsa, Patrick Roger, çikolata alanındaki trendler belirliyor. Bugün yeni trendler yarattığımız ve sektöre hareket verdiğimiz için gururluyum. Bu alanın lideri olduğumuz gibi yeni trendler konusunda da öncüyüz. Sanatsal anlamda çıtayı çok ileriye ittiğimizi düşünüyorum. Bu normal kadrajın oldukça dışına çıkıyor ve tüm etapları atlayıp geçiyor" diyor.

Lezzetin kimyasal fiziğini araştırıyor...
Çikolata üzerine teknik araştırmalar da yapan Roger, lezzetin kimyasal fiziğini araştırdığı "Metabolizma" isimli bir çalışma yürütüyor. Uzun yıllardır hayata geçirmeyi arzu ettiği son kitabı "La Sculpture a du Goût",  Roger'nin 15 yıllık çikolata heykelciliği alanındaki deneyimlerine ışık tutuyor.

"Yakında İstanbul'a geleceğim!"
İstanbul gastronomisi hakkındaki yorumunu sorduğumuz Roger, bu konuda pek fazla izlenimi olmadığını söylese de uzun zamandır İstanbul'a gelmek istediğini ve yakında da bunu gerçekleştireceğini sözlerine ekliyor.


Yorum Ekleyin :

İçeriklere yorum ekleyebilmek için lütfen kullanıcı girişi yapın.